Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Al-i İmran Suresi, 139)

 

Şeytanın karakterini taşıyan Deccal, kendi adına faaliyet gösterecek sadık ve itaatli bir ordu oluşturur ve hedefleri doğrultusunda onları istediği gibi yönlendirir. Şeytanların ahlakını benimseyen insanlar, yavaş yavaş birer ‘ins şeytan’ haline gelirler. Böylece şeytanın, inançlarını tebliğ edecek binlerce ağzı, bedeni ve insanları doğru yoldan saptıracak binlerce askeri olmuş olur. Şeytanın kumandası altındaki bu kişiler yaşamları boyunca şeytanın hizmetkârı olur, hiç duraksamadan buyruklarını uygularlar.

 

Deccal ve şeytan, en sevdiği duygular olan kini ve nefreti bu yolla enjekte eder insanlığa. Kin ve nefret onların organize ordusunun her bir neferinin temel gıdasıdır.

 

Şeytan ve Deccal tüm güç sahipleri gibi gücünü ordularından alır, ordularının gücü oranında güçlüdür. Kuvvet ve gücün tek sahibi olan Allah ise yenilmez orduların da sahibidir. Ordulara güç veren O'dur. O'nun orduları mağlup olmaz, her durumda galiptirler.

 

Her güç sahibi, güçlü düşmanlarını ancak güçlü ve sayıca çok ordularla mağlup eder. Ancak, "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir" (Bakara Suresi, 249) ayetinden anlıyoruz ki gücünü Allah'tan alan topluluğun niceliği önemli değildir. Çünkü Allah küfrü yanıltır, korkutur, inananları ise yardımıyla destekler;

 

Allah, Deccalin ordusu sayıca ne kadar çok olursa olsun dinini savunan samimi müminleri görünmez ordularıyla destekleyip, yollarını açar, küfrü ise aşağılanmış kılarak yenilgiye uğratır. Çünkü, “Rabbinin ordularını Kendisi'nden başka (hiç kimse) bilmez. (Müddessir Suresi, 31)

 

İman edenlerin az sayıda olmalarına rağmen, üstün gelmeleri Yüce Rabbimizin yarattığı mucizelerden biridir. Allah, itaat eden, sabreden iman sahibi kullarına hep başarı ve zafer verir. Ancak bu sırdan habersiz oldukları ve karşılarındaki müminleri az sayıda gördükleri için inkârcılar hep aldanırlar. Başarı belli sebeplere değil Allah’ın özel ortam hazırlamasına bağlıdır.

 

Şeytanın mantığıyla hareket eden deccal, bozgunculuk çıkararak, tüm dünyada fitne ve anarşiyi körükleyerek görevine devam ediyor. Sebepsiz başlayan işgaller, mantıklı bir sebebi olmaksızın yaşanan çatışmalar, masum insanların ölümüyle sonuçlanan saldırılar, son dönemde Deccal’in sayısını artırdığı bozgunculuk örnekleridir.

 

Bugün Deccal’in en azgın olduğu devirdeyiz. Müşriklerin, münafıkların, din düşmanlarının, her türlü insanın en azgınları bu devirdedir. Cemil Meriç’in dediği gibi şeytan insan için neyse, dünya için de o olan İngiliz Derin Devleti, hem Türkiye’yi hem de tüm Türk-İslam âlemini yıkıp yok etmeye kararlı. Bu derin yapı geçmişte Orta Doğu’yu parçaladı, kana buladı, dizayn etti. Türkiye’yi bölmesine o gün izin vermedik, bugün de vermeyeceğiz.

 

Amerika son yıllardaki tutumuyla özellikle terörü destekleyerek büyük bir yanlışın içinde. Türkiye’ye karşı büyük bir oyun oynanıyor. Başımızda ise şükür ki eğilip bükülmeyen, diz çökmeyen bir lider, Cumhurbaşkanımız Erdoğan var ancak hedef de o. Bu parti meselesi değil, devlet-millet meselesidir; hepimizin sahip çıkması önemli.

 

Batı basını Kudüs konusundaki çıkışıyla Erdoğan’ın dünya dengelerini nasıl altüst ettiğinden, Türkiye’nin dünya kamuoyunu ayağa kaldıran hamleleriyle ABD’yi nasıl yalnızlaştırdığından söz ederken halâ muhalefet yapmak adına karşısında durmak yanılgıdır.

 

Ülkemiz aleyhine faaliyette bulunanlarla ve yancılarıyla aynı tarafta olmak ne siyasetçilerimize, ne aydınlara; hiçbir Türk vatandaşına yakışmaz. Deccaliyetin derin ‘güçler’inin ülkemiz üzerinde bunca baskısı ve ciddi saldırısı varken, tarafımızı doğru belirleyelim. Belki bundan sonra daha da zorlu günler bekliyor bizi ama barış ve huzur yakın, asla umutsuzluğa kapılmayalım.

 

Âlemleri nurlandıran, istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran Allah, nurunu kesinlikle tamamlayacak. Şüphemiz yok. Umudumuz çok. Allah’ın vaadine güvenimiz sonsuz.

 

2018 tüm dünyaya barış, huzur ve kardeşlik getirsin; İslam dünyasında birlik ruhu canlansın; İttihad-ı İslam’ın ciddi adımları atılsın inşaAllah.