Çoook Susadımm (Çocuklar ve Hep Çocuk Kalanlar İçin:)

Masada oturmuş ders çalışıyorum bir taraftan da resim yapıyorum. Ama hava da çook sıcak. Annem odama girdi ve içecek bir şey isteyip istemediğimi sordu. Sıcaktan çok bunalmıştım, çok da susamıştım. "Teşekkür ederim anneciğim, soğuk birşey içebilirim" dedim.

"Çok soğuk olmaz yavrum hastalanırsın. Sana orta sıcaklıkta birşey getireyim" dedi. Ne olduğunu sordum.

"Sana getireceğim şeyin ne rengi var, ne kokusu ne de tadı" dedi annem.

"Nasıl yani, ne ki o. Ben öyle bir şeyi içemem anne" dedim.

Annem güldü, "içersin, içersiiin. Hem de çok seversin" deyip mutfağa doğru gitti.

Renksiz, kokusuz ve tatsız... Ne olabilirdi ki? Annem üzülür müydü acaba içmesem? Nasıl içilir ki öyle bir şey?


Ben bunları düşünürken annem elinde içi renksiz bir sıvıyla dolu olan bir bardakla geldi, bana uzattı.

"Anneee içmesem?" dedim anneme.

"Tamam sadece tadına bak o zaman" dedi.

Bardağı istemeye istemeye ağzıma götürdüm, bir yudum içtim. Aaa bu suydu.

Annem gülerek bana bakıyordu. "Anneciğim bu suu" dedim.
"Evet, su tabi" dedi.

Gerçekten de annemin dediği gibi rengi, kokusu ve tadı yokmuş ki suyun. Bunu hiç düşünmemiştim.

Annem, "evet yavrum bak Yüce Allah suyu öyle muhteşem yaratmış ki, tadı, rengi ve kokusu yok ama bütün insanların en sevdiği içecek. Hiç kimse "ben suyu sevmem" ya da "ben su içemiyorum, zor içiliyor" demez. Suyu herkes kolayca ve zevkle içer. Hem de su olmadan yaşayamayız. Bizim için su gibi bir nimeti yaratan Rabb’imize çok şükredelim. Bak Kur’an’da şöyle buyuruyor Allah:

Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü?
Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz?
Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi? (Vakıa Suresi, 68, 69, 70)