İnfak, Yüce Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan harcama ve çok önemli bir ibadet. İsrafa ve gösterişe kaçmaksızın kişisel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra elde kalanın tamamının bağışlanması. İnsan yalnızca Rabb’inin rızasını amaçlayarak, sevdiği şeylerden vererek manevi kirlerinden arınır.

Mülkün gerçek sahibi Allah’tır. Sahip olduklarımız da gerçekte Allah’a aittir, O’nun verdiği emanetlerdir. Bu gerçek ortadayken vermemek, emanete ihanettir.

Bakara Suresi, 219. ayette Allah, "... Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar De ki: "İhtiyaçtan artakalanı" Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz." buyurur. İnfak, maddi manevi her şeyi paylaşmak, bağışlanabilen her şeyi infak etmektir.

Çıkar gözetmeden infak etmeli. Toplumda, "ne çok infak etti" veya "takva sahibi" denilmesi için amelini şirke bulaştırmamalı. Allah rızası dışındaki farklı beklentiler nefsanidir.

Sevilmeyen, beğenilmeyen hatta atmak istenilen şeyleri vermek Allah Katında beğenilmeyen bir davranış. "Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır." (Bakara Suresi, 267) buyurur Allah. Yalnızca infak etmiş olmak amacıyla yapılıyorsa infakın hiçbir kazancı olmaz.

Malı yığıp biriktirmek ve ihtiyacı olanlara vermemek, dünyevi çıkarları ahiretten önde tutmaktır. Böyle davranan insan gelecek endişesi taşıyor ve Allah’a güvenip dayanmıyor demektir. İnsana yoksul kalma korkusu telkin eder şeytan, ancak aslında onun adımlarını takip etmek insanı kayba götürür.

Kazanmamız gereken ahlak Medine’deki Ensar’ın üstün ahlakıdır. Onlar, hicret edenleri severler ve kendilerinde bir ihtiyaç olsa bile kardeşlerini kendi nefislerine tercih ederler. (Haşr Suresi, 9)

"Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir." (Ali İmran Suresi, 92) ifadesi de bu özverili üstün ahlakı tarif eder. İnfak iman sahipleri için Allah Katında gerçekten bir yakınlaşma ve O’nun rahmetini kazanmanın yolu.

Yalnız maddi değil, manevi olan şeyleri de infak edebiliriz. Kur’an’da, "Onlar, bollukta da, darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever. (Ali İmran Suresi, 134) buyrulur. O halde bollukta da darlıkta da sevgi ve şefkat göstermek, merhamet etmek, bağışlamak neden infak olmasın? Neşe ve sevinç de sadakadır. Müslümanlar’a neşe ve sevinç sunmalı, gönül açıcı güzel sözler söylemeli. Vesvese ve kuruntu verecek, tedirgin edecek sözlerden kaçınmalı.

Samimi bir kalple sunulan nimetlere şükrettiğimizde, Allah vaadini yerine getirir, bahşettiği nimet ve güzellikleri artırır. Bize düşen, güzel bir ahlak göstererek yolda kalmışla, yetimle ve ihtiyacı olan kimselerle verilen nimetlerimizi paylaşmaktır. Yığmak için değil, vermek için istemektir.

"Fakirleri seviniz ve onlara yakın olunuz. Siz onları severseniz, Allah da sizi sever. Siz onlara yakın olursanız, Allah da size yakın olur. Siz onları giydirirseniz, Allah da sizi giydirir. Siz onları yedirirseniz, Allah da sizi yedirir. Siz cömert olunuz ki, Allah Teala da size karşı cömert olsun."[ G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt]