Dünya hayatında amaç Allah’ın hoşnutluğunu, rızasını ve rahmetini kazanmak. Ancak, insan yaratılışı gereği zayıf ve unutkandır. Birçok eksiği, hatası ve günahı olabilir. Önemli olan hatasını fark edip Rabb’ine yönelmesi, tevbe etmesi ve davranışlarını düzeltmesidir.

İnanan insanın imanı arttıkça Allah korkusu da artar. İçindeki derin Allah korkusu ile bir yandan hatalarını tekrarlamamak için uğraşır, bir yandan da hataları için bağışlanma diler. Bağışlanma dilemek ve tevbe etmek, "Ve Rabbiniz’den bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin. O da sizi, adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine Kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım." (Hud Suresi, 3) ayetinden de anlaşıldığı üzere tüm müminlere farz kılınmış bir ibadet.

Allah sonsuz merhamet ve şefkat sahibidir ve samimi kullarının kötülüklerinden geçeceğini Kur’an’da haber verir.

İşte bunlar; yaptıklarının en güzelini kabul ederiz ve kötülüklerinden geçeriz; (bunlar) cennet halkı içindedirler. (İşte bu,) Onlara va’dolunan doğru bir vaaddir. (Ahkaf Suresi, 16)

Kuşkusuz bu müjde Allah’ın kulları üzerindeki sonsuz merhametinin bir tecellisi. Rahman ve Rahim olan Allah’ın Kur’an’da haber verdiği bir diğer müjde ise kötülükleri iyiliklere çevireceği.

Bu, günahların bağışlanmasından da öte, Rabb’imizin sonsuz merhametini kavrayabileceğimiz çok büyük bir müjde. Kur’an, "Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunup davranan başka; işte onların günahlarını Allah iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir... (Furkan Suresi, 70) ayetiyle bu müjdeyi verir.

Kuşkusuz önemli olan yaptığımız her davranışın Allah Katındaki karşılığı. Allah, kötülüklerini iyiliğe çevireceğini vaad ederek, kuluna Katında alacağı karşılığı artırma fırsatı sunar. Bu müjdeyi verdiği müminlerin özelliklerini de Kur’an’da tarif eder.

Büyük günahlardan ve harama girmekten kaçınan, salih amellerde bulunan, Allah’ın sınırları içinde yaşamaya çaba gösteren insanlar, Allah’ın bu lütfunu umut ederler. Unutarak ya da bir anlık gaflet sonucu hata yaptıklarında hemen tevbe eder, bağışlanma dilerler.

Kötülüklerimizi örterek iyiliklere çevirmesini diliyorsak, her an Allah’ın en çok razı olacağı tavrı seçelim. Bunun için ahirette Rabb’imizin huzurunda yapayalnız vereceğimiz hesabı düşünelim. Sanki ahiretteki sonsuz azabı görüp de yeniden dünyaya geri gelmiş gibi sınır koymadan, yeterli görmeden salih amellerimizi artıralım. Allah’ın dilemesiyle müjdelenenlerden olalım...