İnanan insanın en büyük korkusu Rabb’inin sevgisini ve rahmetini yitirmektir. Yaşamındaki tek hedef Allah’ı hoşnut etmek olan samimi insan, her olayı Allah’a bağlar, her işinde Allah’a yönelip döner. Allah’a yönelmek, insanı tüm kötülüklerden arındıracak, insanın kalbine huzur ve güven indirecek ve ahirette kurtuluşa ermesine vesile olacak en önemli yollardan biridir.

Yüce Allah, "’Gönülden katıksız bağlılar’ olarak, O’na yönelin ve O’ndan korkup-sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın." (Rum Suresi, 31) ayetiyle inananlara gerçek imanın nasıl olması gerektiğini hatırlatır.

Allah’a gönülden bağlanmak; her durum ve koşulda imani bağlılık ve sadakatten vazgeçmeyecek kadar çok sevmek ve O’na karşı içi titreyerek korku duymaktır. Allah’a bu şekilde gönülden bağlanan insan, O’nun hoşnut olmayacağı davranış sergilemekten şiddetle kaçınır. Allah’a böyle güçlü bir inanç ile bağlı olan kişi, hem ibadetlerinde hem de Allah’ın hoşnutluğunu gözeterek yaptığı diğer tüm işlerinde samimi ve içtendir.

Allah, insanları bütün ibadetlerinde samimiyet ve teslimiyete çağırır. Allah, kendisine gönülden itaat eden kullarına ecirlerini iki kat vereceğini, “Ama sizden kim Allah’a ve Resûlü’ne gönülden - itaat eder ve salih bir amelde bulunursa, ona ecrini iki kat veririz. Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır.” (Ahzab Suresi, 31) ayetiyle haber verir.

Bu üstün ahlak özellikleri, Allah’ın elçilerinde çok güzel örneklerle tecelli eder. Kur’an’da elçilerin gönülden Allah’a yönelen, O’nu birleyen itaatli insanlar oldukları pek çok ayette bildirilir.

"Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah’a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi." (Nahl Suresi, 120)

"Güç ve basiret sahibi olan kullarımız İbrahim’i, İshak’ı ve Yakub’u da hatırla. Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah’a) yönelen biriydi. (Hud Suresi, 75)

"Biz Davud’a Süleyman’ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah’a) yönelip-dönen biriydi". (Sad Suresi, 30)

Bu ahlakı yaşayan müminler, Allah’a derin bir saygı gösterirler. Allah’ın yüceliğini ve gücünü gereği gibi takdir eder, O’na karşı derin bir sevgi, içli bir saygı ve korku duyarlar. Allah’ın hoşnutluğunu kazanmayı dünyevi hiçbir çıkara değişmezler, çünkü dünya üzerindeki küçük büyük hiçbir çıkar Rabbimiz’in rızasını ve cennetini kazanmaktan daha önemli değildir. Hiçbir mekan da cehennem kadar tehlikeli değildir.

Allah, Kendisi’ne teslim olan kullarını doğru yola ileteceğini ayetlerde ifade eder. İşte bu samimi kullar, “... içten Kendisi’ne yöneleni hidayete erdirir. (Şura Suresi, 13) ayetiyle müjdelenen, hidayete ererek gerçek kurtuluşa ulaşanlardır.

Dünyadan geçmek muhteşem bir şeydir. İnsan dünyevi bağımlılıklardan vazgeçer, gönülden Allah’a yönelirse, o zaman kurtuluş bulur. Samimi mümin için arınıp Allah’a yönelmek önemlidir. İnsanın sürekli bunu kontrol edip kendini gözden geçirmesi ve “bugün nelerden arındım?” diye düşünmesi gerekir. “…İçten (Allah’a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez.” (Mümin Suresi, 13) ifadesiyle haber verildiği üzere içten Allah’a yönelenler öğüt alabileceklerdir.

İman her derdin devasıdır; mümin dinç, diri ve sağlılıkdır. Kötü düşünceleri çıkarıp attığımızda çok rahatlarız. Bu gerçeklerin bilincinde olarak her an Allah’a yönelir, en büyük düşman olan şeytandan kurtulmak için Allah’a sığınırız. Samimiyetle Allah’a yönelen insan yaşadığı her şeyden ders alır ve en önemlisi Rabbi ona müjde verir:

Tağut’a kulluk etmekten kaçınan ve Allah’a içten yönelenler ise; onlar için bir müjde vardır, öyleyse kullarıma müjde ver. (Zümer Suresi, 17)

Allah’tan yüz çeviren ve şeytanın yoluna yönelen kişi ise, yardıma en çok ihtiyacı olduğu gün,-Allah’ın dilemesiyle- hiçbir yardımcı bulamayacaktır:
Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip-dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez. (Zümer Suresi, 54)