Dedi ki: "Hamd Allah’ındır ve selam O’nun seçtiği kullarının üzerinedir. Allah mı daha hayırlı yoksa onların ortak koştukları mı?" (Neml Suresi, 59)

Şirk/ortak koşma samimi imanın yaşanmasını engelleyen büyük bir tehlike ve Allah Katında affedilmeyecek günah. Ancak birçok insan şirkin ne denli büyük suç olduğunu bildiği halde, kendisinin bu tehlikeden müstağni olduğunu düşünür. Ortak koşanların, yalnızca taştan ya da tahtadan yontulmuş heykel ve putlara ibadet eden kişiler olduklarını zanneder. Hatta kimi insanlar müşriklerin, yalnızca Peygamberimiz (sav) döneminde putlara tapmakta olan cahiliye kavmi ve diğer ilkel putperestler olduğunu düşünür.

Oysa şirk, yalnız birtakım eşya ya da putlara tapmakla sınırlı değil. Allah’tan başka varlıklardan korkmak, ondan yardım beklemek ve Allah dışında başka bir varlığın rızasını Allah’ın rızasına tercih etmek; bunların hepsi, Allah’tan başka ilah edinmektir. Allah’a ortak koşmaktır, şirktir. İnsanın kendisini bu durumdan uzak/müstağni görmesi büyük hata olur. Şirk, insanın Rabb’ine karşı işleyebileceği en büyük suçlardan biri. Allah ile birlikte başka bir ilah edinmek, O’na büyük bir iftiradır. (Allah’ı tenzih eder, yüceltirim.)

(Onlar mı) Yoksa, gökleri ve yeri yaratan ve size gökten su indiren mi? Ki onunla (o suyla) gönül alıcı bahçeler bitirdik, sizin içinse bir ağacını bitirmek (bile) mümkün değildir. Allah ile beraber başka bir İlah mı? Hayır, onlar sapıklıkta devam eden bir kavimdir.

Ya da yeryüzünü bir karar yeri kılan, onun arasında ırmaklar var eden ve ona (yeryüzü için) sarsılmaz dağlar yaratan ve iki deniz arasında bir ara-engel (haciz) koyan mı? Allah ile beraber başka bir İlah mı? Hayır onların çoğu bilmiyorlar.

Ya da sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, Kendisi’ne dua ettiği zaman icabet eden, kötülüğü açıp gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile beraber başka bir İlah mı? Ne az öğüt-alıp düşünüyorsunuz.

Ya da karanın ve denizin karanlıkları içinde size yol gösteren ve rahmetinin önünde rüzgarları müjde vericiler olarak gönderen mi? Allah ile beraber başka bir İlah mı? Allah, onların şirk koştuklarından Yücedir.

Ya da halkı sürekli yaratmakta olan, sonra onu iade edecek olan ve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile beraber başka bir İlah mı? De ki: "Eğer doğru söylüyor iseniz, kesin-kanıt (burhan)ınızı getiriniz." (Neml Suresi, 60…64)

Yukarıdaki ayetlerden de anlıyoruz ki, şirk büyük bir sapkınlık... Yüce Allah Kur’an’da dilediği günahı affedeceğini, ancak şirki affetmeyeceğini bildirir:

"Hiç şüphesiz, Allah, Kendisi’ne şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır. " (Nisa Suresi, 116)

Allah’ın sapkınlık olarak tanımladığı ve bağışlamayacağını bildirdiği bir suç, samimi müminlerin en çok kaçınacakları bir durum. Yüce Allah, müminleri şirke karşı uyarır, onları bu büyük kötülükten sakındırır. Bir Kur’an ayetinde Hz. Lokman’ın oğluna verdiği, "Ey oğlum, Allah’a şirk koşma. Şüphesiz şirk, gerçekten büyük bir zulümdür" (Lokman Suresi, 13) öğüdü de, insanları şirkten sakındıran ayetlerden biri. Şirki bu derece önemli kılan bir diğer neden de, "Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu (ki): Eğer şirk koşacak olursan, şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın. " (Zümer Suresi, 65) ayetindeki uyarıdan da anlarız ki, insanın yapıp ettiklerinin boşa gitmesine sebep olmasıdır.

Allah’a şirk koşmanın ne denli tehlikeli, insanı sonsuz azaba kadar sürükleyebilecek bir günah olduğu çok açık. Allah’tan içi titreyerek saygıyla korkan ve O’nun cennetini umut eden insan, bu tehlikeye karşı her an teyakkuzda olmalı. Ancak bunun için de öncelikle şirki tanımalı, hangi tutumların Rabb’ine ortak koşma kapsamına girebileceğini bilmeli. Bunu kavrayan ve içinde Allah aşkı ve korkusu taşıyan insan, bu büyük günahtan dikkatle sakınacaktır.


Bu tehlikeyi kendinden uzak görmek, şirk batağına asla saplanma olasılığı olmadığını düşünmek büyük zarar getirebilir. Çünkü bu düşüncedeki kişi, şirki göz önünde bulundurmayacak, düşünmeyecek, konu üzerine verilen örnekleri kendi üzerine almayacaktır. Dolayısıyla kişi şayet şirk içinde ise, yaşamına şirk içinde devam edecektir. Ve sonunda ölüm geldiğinde Rabb’inin huzurunda bu büyük günah ile duracaktır. Samimi mümin bu olasılığı göz ardı etmez, her an gönülden Allah’a yönelir, O’nun sınırları içinde yaşamaya çaba gösterir.

Bir işi “ben yaptım” diyerek gururlanmak, kendine benlik vermek de Allah’a ortak koşmaktır; çünkü Allah dilemedikçe o iş yapılamaz. Yardım gördüğünde, gerçekte yardım eden Allah’tır ve önce O’na şükredilmesi gerekir. Her şeyi yaptıran Allah’tır. “Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.” (Tekvir Suresi, 29) ayetiyle bildirildiği gibi O dilemedikçe hiç kimse dileyemez…

Şirk konusunu çok iyi kavramalı, üzerinde samimiyetle düşünmeli ve bu konuda Kur’an’da dikkat çekilen hatalara düşmekten şiddetle kaçınmalıyız. Düşebileceğimiz hataları baştan reddetmek yerine, her zaman her konuda eksik ya da hatalı olabileceğimize ihtimal vermemiz kazançlı çıkmamıza vesile olur inşaAllah.