Sabredenler, doğru olanlar, gönülden boyun eğenler, infak edenler ve ’seher vakitlerinde’ bağışlanma dileyenlerdir. (Ali İmran Suresi, 17)

İnsan, Allah’a dua ederek samimi imanını, sevgisini ve korkusunu gösterebilir. Tek dost ve veli olarak Allah’a teslim olduğunu, yalnızca O’ndan yardım dilediğini sözle ifade edebilir.
Allah’ı ve sonsuz gücünü gerektiği gibi takdir edemeyen kişi, Allah’ın dualara icabet eden sıfatını da kavrayamaz. Dua, kulu Rabb’ine yakınlaştıran çok değerli bir ibadettir. Allah’ın verdiği nimetler bitmez/süreklidir; insanın da kendisine sunulan nimetler karşısında dua etmesi, bağışlanma dilemesi ve şükrü sürekli olmalıdır.

İnanan insan dua ettiğinde, Allah’ın kendisini işittiğini ve duasına icabet edeceğini bilir. Çünkü hiçbir olay başıboş ve rastlantılarla değil, Allah’ın sonsuz öncede belirlediği kadere göre gelişir, O’nun dilediği şekilde ve O’nun kontrolünde oluşur. Bu nedenle mümin, samimi duasına karşılık göreceğinden kuşku duymaz.

Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)  

Kullarına karşı iyiliği çok olan, "... sıkıntı ve ihtiyaç içinde olana, Kendisine dua ettiği zaman icabet eden..." (Neml Suresi, 61-62) Allah, sıkıntıdaki kullarının dualarına en hayırlı şekliyle karşılık verir. Bir tuz tanesi büyüklüğündeki yumurtadan insanı yaratan Allah için, herhangi bir duaya karşılık vermek çok kolaydır. İnsanın yapması gereken tek şey inançla istemek ve sabırla beklemektir.   

Kur’an’da, gece ve sabah namazı vaktine, dikkatin daha kolay sağlanacağı bu saatlerdeki duaya dikkat çekilir. Ayetlerde "...seher vakitlerinde bağışlanma dileyenler"den söz edilir ve günün bu en erken saatinin önemi vurgulanır. Seher vaktine dikkat çekilmesinin birçok hikmeti vardır. Çünkü bu zamanlarda samimiyet daha fazla yaşanır, Allah korkusu daha fazla hissedilir; korku ve umut duyguları daha yoğun yaşanır.

Samimi bir dua ile güne başlayan ve Rabb’i ile kesintisiz bağlantı kuran insan, gün içinde yaşadıklarını Kur’anî bir bakış açısıyla değerlendirir. Allah’ın her an kendisini izlediğinin, her şeyi sarıp kuşattığının bilinci ile hareket eder. Attığı her adımı Allah için atar; karşılaştığı her olayı Allah’a bağlar.

Dua etmek çok önemli bir şeydir ve samimi imanla edilen dua büyük sırlar içerir. Dua, aynı sözleri, cümleleri tekrarlayıp durmak değildir. Niyet edip, için için, yalvara yalvara etmeliyiz duayı. Yüce Allah’ın icabet etmediği dua yoktur.