Günümüzde Müslümanlar arasında ihtilaf konusu olan birçok konu vardır. Fikir birliğine varılamaması nedeniyle birçok konu tartışma ve çatışmaya dönüşmektedir. Oysa aklın ve vicdanın yolu bir olmalı, kanlı ideolojiler yok olana kadar fikir mücadelesi sürmelidir. Bu çarpık görüşlerin yeryüzünden tamamen kalktığını ancak, terör, anarşi ve zulümler durduğunda anlayabiliriz. Hala masum insanlar katlediliyor ve birçok yerde zulümler devam ediyorsa, bu kanlı ideolojilerin taraftarları bugün de iş başında demektir.

Sorunlar deccali/şeytani yöntemlerle değil, rahmani yöntemlerle çözülür. Allah’ın sistemi, şeytanî sistemin yerini almadıkça, yaşanan ızdırabın, acının önüne geçmek mümkün değildir.

Bugün dünyanın dört köşesinde akan kanı durduracak olan Müslümanlar’ın bir araya gelmeleri, kardeşlik ve birlik ruhunu yeniden inşa etmeleridir. İmkanlarını birleştirerek elbirliği ile insanları zulme karşı korumaları son derece önemlidir. Bu fikir mücadelesinde ne kadar çok hizmet edilirse, ’yeryüzünde fitne kalmaması’ daha çabuk gerçekleşecektir.

“…Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma…” (Haşr Suresi, 10) ayetindeki dua, duamız olmalı, geçmişte yapılan hatalar, deccali fitne nedeniyle yaşanan düşmanlıklar unutulmalıdır. Kin ve buğz, Allah’ın beğendiği üstün ahlâkla bağdaşmaz. Allah’ın rızasını kazanmak, cennet ehlinin özelliklerine sahip olabilmek için kin ve nefretten arınmamız şarttır. İnanan insanların merhamet, adalet, hoşgörü, özveri gibi üstün ahlâk özellikleri sergileyerek, kardeşlik bağlarını daha da güçlendirme yönünde çabalarını artırmaları gerekir. Çünkü sonsuz barınma ve mutluluk yurdundaki kardeşliğin temelleri burada atılır.

" Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar." (Hicr Suresi, 47)